Friday, 21 February 2014

MECLİSTEN DÜŞEN YASAK MEYVE "WWW- INTERNET "

MECLİSTEN DÜŞEN YASAK MEYVE "WWW- INTERNET "
21 Şubat, yılın ilk cemresi toprağa ve yasak meyve üzerine düştü. Şehirdeki sis perdesi kalktı. Şimdi perdeyi bir aralama zamanı .Hangi videonun hangi seçim propagandasının malzemesi yapılacağı, her türlü ahlaki kaide yok sayılarak, rakip siyasetçilere hadlerinin neresi olduğunun gösterileceği ve fakat hakikat namına hiçbir şeyin belli olmadığı bir alemde yasanın yasaklı meyvesi düştü ağaçtan.Neyin açılıp neyin örtünmesi/örtülmesi gerektiğini anlamak için konuyu açmak gerek bu Şubat ikliminde. Telekomünikasyon ve Bilişim Sözleşmeleri alanında ceza ve hukuk mahkemelerinde adli bilirkişi olarak atanmamın ardından İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde yapmış olduğum yemin sonrası bilişim sektörüne dair makaleler yazmamın istenmesi üzerine kalemi ele alma gereği hasıl oldu. Şimdi, hiç kimseyi hariç tutmamacasına, bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlar üzerinden internete bağlanan herkesin kayıt altına alınacağı hükmünün de yer aldığı bir yasaya değinme vaktidir. Detayına aşağıda değinilecek olan yasa TBMM’den çıkar çıkmaz, Türk halkının daha fazla bilgi ve şeffaflığı hak ettiği söylemine sarılarak internet dünyasına getirilen sansür gündemiyle Avrupa normları dışına çıkıldığı ve böylelikle üyelik kriterlerinin uzağına düşüldüğü, bunun da AB’ye katılım şartlarının sağlanamaması sebebiyle süreci uzattığı öne sürülen bir ülkede, Türkiye’de, başta Avrupa Komisyonu olmak üzere, bu iddianın sahipleri, gerekçeleri ve menfaatlerine dair siyasi bir makale yazma arzum beni bilişim konulu çalışmaları birleştirmeye de yöneltti. Zira mesele ne ile mücadele ettiği konusunda inandırıcılığı ortadan kaldıracak şekilde sadece sansür ve fişlenme gibi mevzulara indirgenemeyecek kadar 1984 boyuttan oluşan özel hayatın gizliliği hususunda büyük biraderin istemleri ile çakışan katmanlı bir durum arz etmektedir. WhatsApp'ın tüm ekibiyle birlikte Facebook'a katılması Bilişim dünyasını sallarken, acaba Türkiye’de yüksek derecede kaygı yaratan nasıl bir beşik sallanmakta? Kamuoyunda torba kanun olarak bilinen 6518 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun onaylanması neticesinde, "sakıncalı düzenlemeler” içermesi konusunda oldukça sıcak tartışmalara yol açan internet üzerinden yayın ve iletişimin denetlenmesi çabasının sanal aleme ne tür değişiklikler getireceği hususu Türkiye ve dünyanın gündeminde hararetli bir yer edindi. Onaylanmakla birlikte Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanının üzerinde tadilatlar yapılacağını belirttiği internet düzenlemesine istinaden oluşturulacak ve Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşup, tümünün koordinasyonunu sağlayacak ve merkezi Ankara olacak olan "Erişim Sağlayıcıları Birliği" ile tanışacağız. Burada dikkat edilmesi gereken ve ehemmiyet arz eden mesele ise Birliğe üye olmayan internet servis sağlayıcılarının faaliyette bulunamayacak olmalarıdır. İnternette yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka mugayir içeriği, haberdar edilmesi halinde, kaldırmakla yükümlü olacak. Bunun yanı sıra, yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az, iki yıldan çok olmamak kaydı ile yönetmelikte belirlenecek müddetlere uygun olarak saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlü olacak. Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu düzenlemedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında kısa adı TİB olarak bilinen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ağır para cezaları verilecek. Bunun yanı sıra, erişim sağlayıcı, erişimi engelleme kararı verilmiş olan yayınlara ilişkin olarak alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri almakla da yükümlü kılınacak. Yani DNS değiştirilerek herhangi bir siteye giriş yapılamayacak. Diğer yandan ticari amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimin engellenmesi ve kullanıma ilişkin erişim kayıtlarının tutulması hususlarında yönetmelikle belirlenen tedbirleri almakla yükümlü olacak. Bir misal vermek istersek; Bir otelin iş merkezinde/ çalışma ofislerinde internet kullanıyorsunuz, bu merkez/ ofis toplu kullanım sağlayıcı sayıldığında birçok kısıtlama ile karşılaşabileceksiniz. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ve özel hayatının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler, doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini isteyebilecek. Hâkim kararı ile de söz konusu erişim engellenebilecek. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, yer sağlayıcı tarafından azami 24 saatlik bir zaman zarfında cevaplandırılacak. Zorunlu olmadığı müddetçe internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemeyecek. Hakim, bu madde kapsamında yapılan başvuruyu, en geç 24 saat içinde, duruşma yapmaksızın karara bağlayacak. Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin, erişim sağlayıcıya gönderdiği, içeriğe erişimin engellenmesi kararı azami 4 saat içerisinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilecek. Sulh ceza mahkemesinin kararını süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, 500 günden 3 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği sebebiyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, TİB'e başvurarak doğrudan, içeriğe erişimin engellenmesini tedbirinin uygulanmasını talep edebilecekler. TİB, kendisine gelen söz konusu talep üzerine verdiği kararın uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gerekli bildirimi yapacak. Birlik, tedbir talebini en geç 4 saat içinde yerine getirecek. Talep daha sonra Sulh ceza hâkiminin kararına sunulacak. Hâkim vereceği kararı azami 48 saat içinde açıklamakla yükümlü kılınacak ve bunu yerine getirmediği takdirde erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden kalkacak. Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerin vuku bulması durumunda, doğrudan TİB başkanının emri üzerine erişim engellenebilecek. Bu karara karşı Sulh Ceza Mahkemesine itiraz edilebilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar söz konusu kurumlarının, hâkim ve savcılar ise kendi muvafakatleri ile geçici olarak TİB emrinde görevlendirilebilecek. Özel bilgi ve/veya ihtisas gerektiren konularda TİB sözleşmeli personel çalıştırabilecek. İnternet üzerinden faaliyetleri yurt içinden ya da yurt dışından yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veyahut diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabilecek. Yukarıda anılan tüm bu değişikliklerin hangi alana ne şekilde değdiğinin yansımalarını da bir sonraki bölümde yani 2. perdede ikinci cemre henüz düşmeden değerlendirmek üzere kısa bir ara . H.Çiğdem Yorgancıoğlu İstanbul Şubat 2014 www.cigdemyorgancioglu.net http://paradigmatransition.blogspot.com.tr/ 21 Şubat 2014 Cuma 14:31

Tuesday, 8 June 2010

DİJİTAL YAYIN VE DİJİTAL YARIN RÜYALARI

Kar beyaz gün ile esmer gece kardeşti. Saat nerede ise havada karada , karasal sayısal beşti.Kirpiklerim müjgan sanki birbirleri ile sözleşti. Arasından süzülen biraz ay biraz güneşti. Zaman her ne ise her şey 1 dakikanın altında rü'ya da gerçekleşti . Gerçek ya da düş beyin dalgalarımda tüm kıvrımlar hepsi birbirine sanki eşti.


Tek frekans ağı (SFN-Single Frequency Network) üzerinde az uyurum ben malum . Geceden sabaha elektromanyetik kirlilikten uzak DVB-H (Digital Video Broadcasting - Handheld) ile müthiş bir mobilite içinde uyanık ışınlandım. Ama sabah tam da tan yeri ağırıırken mışıl mışıl bir yağmurla ses ve görüntü kalitesi harika bir yayındayım. Uykumun REM safhası oynuyor .(Rapid Eye Movement ) . Gözlerimin kırpma hızını izliyorum. Onun da içinde beynimin rüya sırasındaki nörofizyolojik ve biyokimyasal değişim ,dönüşüm süreçleri var. Enterferans sorunu olmaksızın Tek kanalda 7 rüya iç içe matruşka . Hayırdır inşallah bir de rüyamda 'set-top box' gördüm. Hani 'dijital yayın çözücü kutu" dedikleri dijital yayını, analog TV lerin izleyebileceği hale dönüştürme özellikli cihaz var ya ondan . Dijital ekosistemin bir parçası olan ben , ki olmayan var mı acaba bir soru … Bilgi ve iletişim teknolojilerinde geniş bant yaygınlaştırma ile rekabet /istihdam arasındaki doğru orantılar üzerine düşünüyordum ki ekonomik kalkınmadaki fırsatlar şöyle bir göz kırptı .

Kimisi Marduk'un 21 Aralık 2012'de dünyaya çarparak Maya takviminin son gününde dünyanın sonunu getireceği iddialarına saplanmışken felaket tellallarına inat ben AB ülkelerinde 2008-2012 yılları arasında dijital yayına geçmek için hükümetlerce konulmuş yaptırım sürelerinin sonu olan 2012'de tamamlanacak analog TV'den dijital (sayısal ) TV yayıncılığına geçişe dair bir yayın için domino taşlarımı yan yana diziyorum . Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak yeğdir derler ama korkuyu besleyen ve yaşatan da sadece ve sadece biz olduğumuza göre , uyku zamanı geldiğinde gözlerimizi kapatabilir ve kendimizi uykuya bırakabiliriz . Korkulu fobik çağa ayak uyduracağız diye uyanık kalmanın olacak olanın önüne geçmesine engel olamayacağını anlama zamanı . Herşey 60 saniyenin altında gerçekleşti . Bilincin gizlediği olgularda ,aç tilki rüyasında tavuk ,aç tavuk rüyasında kendini buğday ambarında görür .neyi görmek istersek gözümüz gönlümüz ona açılsın.

Rüya yorumlarına baktım , böyle bir yorum yokmuş . rü'yamda görsem hayra yorarım olanı ve olmayanı . Hayırdır inşallah .


Hicran Cigdem Yorgancioglu
http://www.cigdemyorgancioglu.net

Friday, 26 March 2010

ILM-I KRIPTO ALEM . BIYOMETRIK PASAPORTLAR VE “PKI” UYGULAMALAR …

ILM-I KRIPTO ALEM . BIYOMETRIK PASAPORTLAR VE “PKI” UYGULAMALAR …

Kağıdın imalatı aşamasında liflerin kağıt makinesinde takip ettiği yönü bilir misiniz hani kağıdın suyu dedikleri . Bu kağıdın sırf bu özelliği yüzünden bir imzanın hileli olduğunu dahi ortaya çıkarabilir. Peki ya imza kağıt üzerinden kalkarsa ve güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurursa. Bilişim hukuku ile birkaç fragman giriş sonrası baş dönüdürücü uykusuz geçen bir gecenin sabahı gözüm açık şekerleme niyetine daldım istihbarat uykuma yine yeniden.

“PERFECT ABILITY KURSUNU CR “ yazıyor camda hohladım hohladım.


Hiç tanımdağım fizikçiler, matematikçiler ve okülistler gördüm rüyamda. 5,0,7,0 rakamlarını taşıyorlardı ellerinde. PIN kodum ve doğduğum ay değildi bu simgeler. Morötesi ve kızılötesi güvenlik katmanlarından geçtim. Üzerinde çalıştığım senaryo için rüyamdaki enkriptolu mesajları çözmeye çalışıyordum. Giz , gizlenen ve gizlilik üzerine kurulu dünyam. O nedenle sırların kapısı İlm-i Kripto Alem. Cam buğulandı ve kryptos logos yazdım. Global trend olsa gerek 2 anahtar var elimde ve biri gizli anahtar. İçimdeki gezgini selamlayıp ,data (veri ) ve bilgi iletişiminde açık anahtarlı kriptografinin karşısına daktilo ile yazılmış bir pasaportu başucuma koydum. Duma duma dum. Daha 5 sene bu lacivert tedavülde dedim.

İngiliz tarihinin en sık seyahat eden hükümdarı Kraliçe 2. Elizabeth , çok uzak geçmiş değil daha bir iki sene önce ülkeme pasaportsuz giriyor ama ben pasaportsuz bir yere gidemiyorum. Kırmızı bordo bir bahar sabahına bordo açacak gülleri düşünüyorum bahçede. Parmak izlerim var baharın üzerinde . Sağ ve sol elimin işaret parmağından optik okuyucu ile iz bırakıyorum şimdiye. Lacivert pasaportlarımı ve vizelerimi gözden geçiriryorum. ABD vizesinin bitmesine kaç sene kalmış, bu pasaportla hangi vizeyi almak daha kolay ,bu pasaportu alır diğer uzamış pasaportu da beraber götürür ABD ye de bu delinmemiş (tarihi bitince Emniyet pasaportun geçerli vize sayfaları hariç hepsini deliyor ve iptal ediyor ) sayfaları gösteririm gibi düşünceler. İşte o anda senelerdir gündemde olan ve 2004'ten bu yana biyometrik pasaporta geçmek için üç defa girişimde bulunduğumuz Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize kolaylığı getirmesi için önemli bir koşul olarak öne sürdüğü Biyometrik ‘çip’li pasaport projesinin bu yıl Haziranda(2010) hayata geçeceğine , darphane de basımlarının tamamlandığına dair haberler gelmeye başlıyor. Bordo en sevdiğim renklerden biri. Renklere ve şifrelere odaklanırken Pasaportta güvenlik açıkları ile ilgili PKI uygulamaları düşünüyorum.

E-devlet,E-kimlik ve E-pasaport , elektronik bankacılık ve elektronik ticaret ,kişiye özel dijital sertifika,dijital noterlik ,elektronik imza,nitelikli elektronik sertifika ,akıllı kart okuyucular PKI uygulamaları . Her gün daha fazla duymaya başlıyoruz bu sözcükleri artık.

Şimdi bu PKI için ufak bir zoom yapacağım . Public Key Infrastructure kelimelerinin ilk harflerinin kısaltması olan PKI Türkçe’ye “Açık Anahtar Altyapısı” olarak çevrilebilen ve Asimetrik kriptografi diğer anlamda asimetrik anahtar algoritması kullanan ve dijital sertifika uygulamalarını kullanarak dijital ortamda güvenli işlemler yapma olanağı sağlayan bir ortamı anlatır. Kimbilir ben bu anahtarı kapıp ne anlatacağım.

PKI da bir seri numaraya sahibim. Tamamı (dijital )sayısal olmakla birlikte elektronik cihazlarda hazırlanmakta olup sahibinin ismine ve anahtarına malik olması anlamına gelir. Eko yapar bu ses mağaramda . Ardından “Ben sahibimin ismine malik miyim” diye bir soru gelir. PKI lar Sahibinin çalıştığı kurum/kuruluşunun adını içermekte olup kullanıma giriş ve son kullanım tarihini içermektedir. “Sen zamanı ne sanırsın” diye fısıldar gaipten gelen ses. Kısaca gizlilik bütünlük kimlik doğrulama ,inkar edeme ve benzeri pek çok avantaja sahip bir yöntem. “Ne zaman parçalandın da bütünlük aramaktasın” der sesim sahibi. Tek dezavantajı simetrik şifrelemelere göre daha yavaş çalışıyor. “ Yavaş ne demek ?“

Gelecekteki İstihbarat , Kriptoloji , Spritüel Şifreeleme safsatalarıma girizgah olsun diye gördüm sanki bu gözüm açık rüyayı . 5,0,7,0 rakamları 15/01/2004 tarihinde kabul edilen 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunundan başka bir şey değilmiş. Meraklısına şifrelerde ve sırlarda yeniden buluşmak üzere.

PKI üzerinde çalışan elektronik imza ile, internet üzerinde yapılan tüm elektronik işlemlerimi gözden geçirdim sonra cama tekrar hohladım “PERFECT ABILITY KURSUNU CR “ yerine PUBLIC INFRA STRUCTURE KEY yazıyordu artık. Şu ilm-i alem , ism-i alem. Sanki “mükemmel kabiliyet kurucusunu” arar gibi . Nereden nereye geldik diyenlere günün şifresiz mesajı :İşaretler takip edilmeye değer. Gün ışığı açık gözle görülen rüyaların tabircisi ,kağıdı su yönünde düzgünce ve kolaylıkla yırtsın. İmzanız sahte değil. Bordo alem üzerine açılma zamanı haritada küre-i arzın üzerinde . Seyyah kelimeler bekliyor Yolcuyu.

Gülümsedim
H. Çiğdem Yorgancıoğlu

Thursday, 25 March 2010

ALTINCI HİS TEKNOLOJİLERİ, YENİ PARADİGMALAR VE YENİ NESİL

ALTINCI HİS TEKNOLOJİLERİ, YENİ PARADİGMALAR VE YENİ NESİL
Atomik ve moleküler seviyede kontrol edilmiş yeni cümleciklerime bir girizgah gerek önce her başlangıçta olduğu gibi. Yeni nesil teknolojilerin ağında ve de gelişmeler konusunda bir türlü kaba sığamadığımız bir bilgi çağındayız. Kablosuz elektrik ve dikey gemiler artık hayal değil. Sanayi sonrası toplumu Alvin Toffler’ın 3.Dalga olarak tanımladığı boyutunda ötesinde.”Geleceğin Şoku” gitmiş yerine Bilişsel değişim ve gelişim anlamında “Şimdinin Şoku” gelmiştir. Nanoteknoloji sayesinde akıllı kumaştan yapılma gömleğimin yıkandıktan sonra ütülenmesine dahi gerek kalmadı. Kuşkusuz inovasyon ve AR-GE konusundaki çalışmaların ivmesi içinde bulunduğumuz milenyuma yeni izler bırakacak. Konjonktüre bakılırsa yaşanan her türlü krize,resesyona rağmen inovasyon ve ARGE durgunluktan payını almış olsa dahi,Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon alanında Mobil dünyada ,yeni nesil teknolojilerde devrimsel sıçramalı gelişmelerin ve süre giden düşünce kalıplarını delerek yol alan paradigma değişimlerinin ucu bucağı yok . Cep telefonu üreticileri dokunuşla sezgisel kullanıma ağırlık veren çalışmalar içinde.Şirketlerin “Augmented reality” projelere yatırımları günden güne artmakta.
Hiss-i kable'l-vukû Alemlere bakışımızda 6.His Madde ve madde ötesi arasında geçer gider yanımızdan. Bazen maziyi ve/veya istikbalde olacakları hissederiz ve esrarengiz bir şeyler ararız bunun ardında zaman ve ilim algımız nedeni ile 6.( Altıncı) his beynimizin ön kısmında, Anterior Cingulate Cortex yani kısaca (ACC) adı verilen bir bölümde gizli ve aslında bir erken uyarı tasarımıdır desek de Altıncı His deyince aklımıza hemen güçlü bir sezgi ve doğaüstü yetenek getiriyor nedense.Sonra Altıncı His deyince , Hintli Yönetmen M. Night Shyamalan'ın yazıp yönettiği, Bruce Wilis ve Haley Joel Osment’in canlandırdığı 1999 yapımı psikolojik korku gerilim filmi de geliyor akla. Gelgelelim anlatacaklarım bu filme dair de değil. Olup bitenin Hindistan ile bağlantısı var, var ama farklı bir şekilde. Anlatacağım mucizenin mucidi bir Hintli.
Ve şimdi parmaklarınızla hissetmeye hazır mısınız.? 6 nokta ve Brialle’den körler alfabesinden bahsetmiyorum parmakların ucu dedim diye . 6. His teknolojilerini seçtim bugüne. Elinizi kolunuzu sallayarak olabildiğince vucut jestleri ile okuyun bakalım neler olacak.Augmented reality deyince benim aklıma nedense hep Pranav ismi geliyor , hatta Androdilerden ve IPhone lardan da önce.
Size bir projektörle avuç içine yansıma yolu ile telefon numaralarının avuç içinizde belirecek olacağını ve aramak istediğiniz kişiye avuç içinize dokunarak ulaşabileceksiniz desem. Hatta gazete sayfasından video seyretmek, bir kağıt parçası üzerinde oyun oynamak ,duvardan mail okumak, hatta ve hatta istediğiniz herhangi bir yüzeyden e-postalarınızı okuyabilmek, avuçlarınızın içinde hesap makinesini kullanıp hesabı yapıp sonrada sonucu söylemek , iki elin baş ve işaret parmaklarına takılan sensörleri birleştirip kare şekline getirerek dört parmağınızla dış dünyadan anında fotoğraf karesi almak ,yani Projektör-kamera kombinasyonunda boyna takılan sistem ile parmak uçlarınıza odaklanarak çizdiğiniz sınırlar dahilinde fotoğraf karesi almak ve dijital dünyanızı yanınıza almak artık hayal olmaktan uzak desem. Parmaklarınızla hiçbir şey kullanmadan fotoğrafların üzerine tıklayıp gazete kağıdı üzerinde istediğiniz film izleyebileceğiniz ya da avuçlarınızın içinde hesap makinesi kullanabileceğiniz bir teknoloji hayal edin ya da düşünün. Bu hayal gibi görünen yeni teknoloji artık çok yakınımızda ve giderek de yaklaşıyor. Fiziksel dünyamızı datalara bağlayan 21.Yüzyılın Leonardo Da Vinci‘si Pranav Mistry'nin geliştirdiği yazılım sayesinde tüm bunlar gerçek olacak gibi gözüküyor. Cambridge’de Massachusetts Institute of Technology labaratuarında çalışan uzmanlarca daha da geliştirilen 6. His (SixthSense) isimli bu sistemle, sadece parmaklarınızı kullanarak bilgiye nerede olursanız olun anında ulaşmak mümkün olacak. Prototipi geliştirilmekte olan bu yeni teknoloji sayesinde dijital ve gerçek dünya tamamen bir araya geliyor. Parmak uçlarına takılan sensörlerden ve boyna takılan kamera-projektör karışımı bir cihazdan oluşan 6. his isimli sistem, dijital dünyayı birebir gerçek hayata taşıyan bu teknolojinin demolarını izlemek isterseniz aşağıdaki adresleri deneyebilirisiniz.
http://www.pranavmistry.com/projects/sixthsense/
http://blog.ted.com/2009/03/sixth_sense_pranav.php
http://www.ted.com/talks/pattie_maes_demos_the_sixth_sense.html
http://www.ted.com/talks/pranav_mistry_the_thrilling_potential_of_sixthsense_technology.html
Parmak uçlarındaki sensörleri kullanıp kitabı elinize aldığınız an Projektörünüzü kitabın üzerine tutarak kitabın fiyatını, kitapla ilgili daha önce yapılmış olan tüm yorumları ve envayi çeşit bilgiyi örneğin Amazon.com adresine girerek anında öğrenmek mümkün.Alışveriş mi yapacaksınız çevrecisiniz bakalım ürününüz çevre dostu bir maddeden mi yapılmış .Bunları tesbit etmek çok kolay. Kamera,ayna ve mini projektörünüzü bir kolye gibi boynunuza takıp dünyanızı yanınızda taşıyabildiğiniz 6.His yazılımın kayda değer özelliklerinden biri de herkese açık olması. Yazılımı kullananlar yeni özellik ekleyebilecek ya da istediği gibi modifiye edebilecek. Hayelerinizin sonu yok ve mobil teknolojilere nasıl uygulanacağını merak etmiyor değilim. Kameranız üçüncü gözünüz dijital gözünüz ve sizi dijital dünyaya bağlıyor ,processing/işleminiz computer vision algorithms üzernde mobil telefonunuzla yapılıyor. SixthSense'in(Altıncı His) prototipinin bugün için kullanıcıya maliyeti 350 USD (Amerikan Doları) geçmiyor; ne var ki sistem henüz tam olarak oturmadığından geliştirilen prototip üzerindeki çalışmalar devam etmekte. Rekabette ayakta kalmanın koşulunun yeni icatlar , buluşlar yapılarak buluşların pazarda tekel oluşturacak şekilde patentlenmesini firmalar için bir anlamda hayatta kalma şartı görüşünün tersine Pranav Mistry buluşlarını insanın hayatını kolaylaştırma , enerjiyi ve kaynakları gerektiği gibi kullanama vb insani amaçlar konusunda geliştireceği konusunda da çeşitli konuşmalar yapmakta.Süprizlerle dolu bir teknoloji izleyin ben de biraz kar suyu kaçırmak istedim kulaklarımıza. Gitmeden parmağımla bileğim üzerinde bir çember çizip oluşan ekrandan saate baktım . Benim şimdilik gitme vaktim gelmiş .Keyifli bir hafta olsun hepimize.Yakında size Artifical Intelligence ve Kriptolojiden bahsedeceğim. Görüşmek üzere . Gülümsedim.
Hicran Cigdem Yorgancioglu
http://www.cigdemyorgancioglu.net